ANKARA'DAN KIRŞEHİR'E BİSİKLET TURU

Azimli bisikletçiler yol boyunca hoş vakit geçirmenin yanında yorgunluğu da beraberinde yaşadılar. Elmadağ yokuşunu tırmandıktan sonraki  uzun iniş bizim için gerçektende zevkliydi. Doğruyu söylemek gerekirse yola çıkmadan önce yolun düz olduğunu zannediyorduk. Tabii uzun yokuştan sonra tırmanmaya başladığımız yokuşlar hayallerimizi yıkmadı değil doğrusu. Kızılırmak kıyısındaki manzara oldukça güzeldi. Ama manzaranın güzelliği lastiğimizin patlamasıyla bir anda değişti. Aslında lastik patlaması o kadarda büyük bir sorun değil ve bisikletlerimizin bunun dışında bir arıza vermemesi bizin için en büyük ödül oldu. Yolumuz genellikle bu şekilde önce tırmanın sonra inmek şeklinde oldu. Yol boyunca bizim için hem bir zorluk hem de bir tehlike olan tek şey aşırı şiddetli esen rüzgar oldu. Genellikle saat 11.00 den sonra şiddetlenmeye başlayan rüzgar akşam saatlerine kadar bizi terk etmedi. Oldukça sert bir şekilde karşımızdan esen rüzgar hızımızı kesmekle kalmıyor aynı zamanda bisikletlerimizi yola doğru savurarak bizler için tehlike oluşturuyordu. Bu nedenle ki yol boyunca en büyük mücadeleyi  pedal çevirirken değil rüzgara karşı direnmeye çalışırken verdik.

Önce 6 kişi olan kadromuz zorunluluklar nedeniyle 4 kişiye düşmüştü.  Arkadaşlarım Kenan, Mustafa, Zülfü  ve ben Serkan mükemmel diyebileceğimiz bir uyumla turu başlatıp bitirdik. Ben ekip başı olarak, arkadaşımız Kenan takımın motivasyonu için mükemmel espriler , Zülfü arkadaşımız esprilere malzeme yaratarak ve Mustafa arkadaşımız yol öncülüğü ile yolculuğun keyifli geçmesine katkıda bulundular.

Yolculuğumuz normal şartlarda bir günlük bir yol olmasına rağmen doğa şartlarının sert olması sebebi ile iki günde tamamlamak zorunda kaldık. İlk gün 100 km. yol aldıktan sonra lastiğimizin tekrar patlaması sonucu sığındığımız bir benzinlik bizi büyük  bir fırtınanın içine düşmekten son anda kurtardı. Benzinlik çalışanı olan Mehmet isimli ağabeyimiz bize yatmak için ve bisikletlerimizi  güvenli bir yere koymak için büyük olanaklar sağladı.üstelik akşam yemeğimizi hazırlamamıza da yardım etti. Bizde yemeğimizi onunla paylaştık Aksi takdirde bize yada bisikletlerimize zarar verici durumlar olabilirdi. Kendisine çok teşekkür borçluyuz. Geceyi benzinlikteki lüks kral odamızda geçirirken saat sabahın beşini gösterdiği anda tekrar yola çıkmak için hazırlığa başladık. Geceden yaptığımız patlak sağlam olmadığı için sabah tekrar yapmak zorunda kaldık. Arkadaşımız Kenan’ın sabah yaptığı bomba espriler uyku sersemliğini üstümüzden atmamızı sağladı. Tekerimizi  tamir ettikten sonra Mehmet ağabeyle vedalaşıp tekrar yola koyulduk. Sabahın erken saatleri olması sebebiyle hava oldukça serindi hatta üşütüyordu. Bir müddet yol aldıktan sonra sabah kahvaltısı için bir tesiste mola verdik. Burası kamyoncuların geldiği bir yer olduğu için yemekler iyi ve oldukça pahalı idi. Tabi tesis sahibiyle konuşup durumumuzu anlayınca bize yardımcı oldu. Nerdeyse ücretin yarısını aldı  bizde güzel bir kahvaltı yaptık.  Ve hemen yola koyulduk. Hani dolu mideyle biraz zor oldu ama yolcu yolunda gerek. Sıkça karşılaştığımız çeşmelerde durup su ihtiyacımızı karşıladık. Böyle bir yolda su oldukça gerekli oluyor. Yoldaki en büyük neşe kaynağımız Zülfü arkadaşımızdı.  Bizi yol boyunca neşelendirerek keyfimizi yerine getirdi.  Arkadaşlarca ona ‘erken hareket Zülfü’ ismini verdik. Çünkü oldukça heyecanlı ve hareketli olan Zülfü her molada bizde üç beş dakika önce hareket ederek bize öncülük ederdi.  Bitmek bilmez bir  enerjisi vardı. Bir yokuş tırmanışı dışında yoruldum dediğini duymadım. Sadece o değil diğerleride aynı şekilde üstün performans sergilediler. Aksi durumda zaten turun zamanında bitmesi mümkün değildi. Tüm zorluklara rağmen takdire şayan bir irade gösterdiler. Kırşehir’e yaklaştığımızı gösteren tabelalar bizim ikinci moral kaynağımız. Ve sonunda 8 saat gibi bir sürede  120 kilometreden fazla bir yol yaparak, üstelik yağmur ve rüzgara karşı Kırşehir Hirfanlı barajı kıyısındaki kamp alanına ulaştık. Kamp alanına vardığımızdaki sevinç amacımızı gerçekleştirmedeki başarı ve azmimizin zaferi görülmeye değerdi. Kamp alanında  sevgiyle ve ilgiyle karşılandık. Bizim için endişelenip meraklanan insanların yüzü ak çıkarmakta ayrı bir sevinçti. Bizi düşünen herkese teşekkür bizim için bir borçtur.