|
Azimli bisikletçiler yol boyunca hoş vakit
geçirmenin yanında yorgunluğu da beraberinde yaşadılar. Elmadağ yokuşunu
tırmandıktan sonraki uzun iniş bizim için gerçektende zevkliydi. Doğruyu
söylemek gerekirse yola çıkmadan önce yolun düz olduğunu zannediyorduk.
Tabii uzun yokuştan sonra tırmanmaya başladığımız yokuşlar hayallerimizi
yıkmadı değil doğrusu. Kızılırmak kıyısındaki manzara oldukça güzeldi. Ama
manzaranın güzelliği lastiğimizin patlamasıyla bir anda değişti. Aslında
lastik patlaması o kadarda büyük bir sorun değil ve bisikletlerimizin
bunun dışında bir arıza vermemesi bizin için en büyük ödül oldu. Yolumuz
genellikle bu şekilde önce tırmanın sonra inmek şeklinde oldu. Yol boyunca
bizim için hem bir zorluk hem de bir tehlike olan tek şey aşırı şiddetli
esen rüzgar oldu. Genellikle saat 11.00 den sonra şiddetlenmeye başlayan
rüzgar akşam saatlerine kadar bizi terk etmedi. Oldukça sert bir şekilde
karşımızdan esen rüzgar hızımızı kesmekle kalmıyor aynı zamanda
bisikletlerimizi yola doğru savurarak bizler için tehlike oluşturuyordu.
Bu nedenle ki yol boyunca en büyük mücadeleyi pedal çevirirken değil
rüzgara karşı direnmeye çalışırken verdik.
Önce 6 kişi olan kadromuz zorunluluklar
nedeniyle 4 kişiye düşmüştü. Arkadaşlarım Kenan, Mustafa, Zülfü ve ben
Serkan mükemmel diyebileceğimiz bir uyumla turu başlatıp bitirdik. Ben
ekip başı olarak, arkadaşımız Kenan takımın motivasyonu için mükemmel
espriler , Zülfü arkadaşımız esprilere malzeme yaratarak ve Mustafa
arkadaşımız yol öncülüğü ile yolculuğun keyifli geçmesine katkıda
bulundular. |