Adi : Yedigöller kampi ve Emler tirmanisi
Tarih : 28-31 Temmuz 2005
Yer : Nigde Aladaglar
Ekip : Prof. Dr. Suat KARAKÜÇÜK, HALIL SAROL (BESYO- Yüksek Lisans), Serkan KORKMAZER (Tek. Eğt. Fak.), Mehmet ÖZKÖK (İ.İ.B. F.), Müjdat DÖNER (Tek. Eğt. Fak.), Esra ERGIN (Fen Ede. Fak), Derya Çil(Fen Ede. Fak), Erdogan EKINCI (BESYO)
Ulasim : Ankara Nigde arasi Güdak Arama Kurtarma Araci ile Ulasim
Hava Durumu : Sabahlari açik ve günesli, Ögleden sonralari yagisli
Kamp Yerleri : Dag Evi, Sokullu Pinar, Direk Gölü
FAALIYETIN GÜNLÜGÜ :
28-07-2005
Günlerdir dag'da oldugumuzdan saat 22:00 gibi dagevine ulasan kulübümüzün aracini görünce çok mutlu olduk. Dagevinini bahçesinde bu bulusmayi bir mangal partisi vererek kutladik, ardindan hocamizla yapacagimiz faaliyetin programini kararlastirdiktan sonra dag evinin bahçesine matlarimizi serip uyumaya basladik, fakat gece boyunca köpeklerin havlamasi uykumuzun sürekli bölünmesine neden oldu ve Müjdat bütün gece boyunca bekçi gibi bizi korudu.. :)
29-07-2005
Saat 06:00'da uyanip çantalarimizi toparladiktan sonra Salim abinin traktörüne atlayip Sokullupinar'a dogru yola çiktik.. Sokullupinar'da kahvaltimizi yapip çantalari katirlara yükledikten sonra 09:30 'da yedigöllere hareket ettik. Yorucu geçen bir yürüyüsten sonra yedigöllere ulastik.. Suat Hocamizin karari üzerine geceyi keyifli bir manzaraya sahip olan Direk Gölünün önünde geçirmek için kampimizi kurduk. Kampimizi kurdugumuzda saat 15:00'i geçiyordu. Tam çadirlara yerlesiyordukki yagmur basladi. çadira yerlestigimizde yagmur doluya dönüsmüs çadirlarimizi patlatircasina yagiyordu. Yagistan dolayi çadirlarimizdan disari çikamasakta çadirlarimizin bagajinda pisirdigimiz yemeklerimizi yedik. Bir ara artan dolu yagisi nedeniyle çadirimizin etrafindaki dere yataklari tasinca kendimizi bir adada mahsur kalmis gibi hissettik..:) Daha sonra biraz muhabbet edip geceden kalan yorgunluk ve uykusuzluk sonucunda uykuya daldik...
30-07-2005
Sabah 07:00'da uyanip göl mazarasina dogru keyifli kahvaltimizi yaptiktan sonra kampimizi topladik. Saat 08:30 gibi kamptan ayrilip çelikbuyduran geçidine dogru yola çiktik. Agir hareket ettigimizden dolayi biz geçide ulasana kadar hocamiz zirveye varmis bizi bekliyordu. çantalarimizi çelikbuyduran geçidine biraktiktan sonra hizla zirveye dogru ilerledik. Saat 10:20 civarlarinda zirveye ulastik. Sonunda Aladaglarin en güzel manzarasina sahip 3723 Mt. yüksekligindeki Emler Zirvesindeydik. Zirvede Bayragimizla fotograf çektirip zirve defterini imzaladiktan sonra biraz manzarayi seyredip inise geçtik. Çelikbuyduran geçidine varip burda birakmis oldugumuz çantalarimizi aldiktan sonra Sokullu pinara dogru hareket etmeye basladik. Çantalarin vermis oldugu agirlikla biraz yorularak 14:30 gibi Sokullpinara vardik. Havanin Kapanir gibi olmasi keyfimizi biraz kaçirsada ardindan günesin açmasi bizi sevindirdi. Sokullupinara çadirlarimizi kurup içeceklerimizin bir kismini içip yorgunlugumuzun bir kismini atar gibi olduk, ardindan yemeklerimizi yedikten sonra çadirda dinlenirken sicak sarap diye içtigimiz içeceklerin Halil abi ve Hocamiz tarafindan hazirlanmis kaynamis visne suyu oldugunu ögrenince hepimiz kahkahalara bogulduk... Neseli geçen muhabbetten sonra çaylarimizi içerken Hocamizin anlattigi tarihsel konulari merakla dinliyorduk.. Gece kayan yildizlarin altinda geçen keyifli bir sohbetin ardindan uyumak için çadirlarimiza geçtik.
31-07-2005
Saat 06:30'da uyanip kahvaltimizi yaptiktan sonra 08:00 gibi bizi traktörüyle almaya gelen Salim abini traktörüne atlayip dag evine dogru yola çiktik. Saat 09:30 gibi klübümüzün aracina binerek 2 haftadir uzak oldugumuz ankaraya dogru yola çiktik Bugüne kadar yaptigimiz en keyifli kamp ve tirmanisin vermis oldugu zevkle artik Ankaradaydik.
|