GÜDAK UÇURTMA ŞENLİĞİ  GÖLBAŞI

 GÜDAK Ailesi olarak düzenlenen Uçurtma Şenliğine; öğretim üyesiyle, misafiriyle, öğrencisiyle toplam 260 kişi katıldı. Muhteşem göl manzarası ve uçurtma için ideal esen rüzgarla birlikte göğe yükselen uçurtmaların oluşturduğu manzara ve insanların çocuksu halleri görülmeğe değerdi.Yapılan Show Orienteering yarışmalarına da ilgi büyüktü. Her yaş grubunun katıldığı yarışmanın heyecanı yüksekti.  Yapılan iki ayrı yarışmada dereceye giren katılımcılara ödüller verildi.Bisiklet biriminin düzenlediği tesis içi bisiklet turlarında, katılımcılar, yıllardır yapmaya fırsat bulamadıkları bisiklet gezilerinin keyfini çıkardılar.Şenlik esnasında kurulan Arama-Kurtarma, Yamaç Paraşütü, Dağcılık, Bisiklet, Orienteering, Doğa Yürüyüşü, izcilik birimleri kurmuş oldukları stantlarda tanıtımlar ve ön kayıtlar alındı, böylece katılımcılar bu birimler hakkında merak ettikleri sorulara cevap aldılar.  Şenliğin düzenlenmiş olduğu Gazi Üniversitesi Gölbaşı kampusu ve muhteşem göl manzarası katılımcıların beğenisini topladı.

 

(Mustafa Deniz)

             Gizli kalmış o kadar çok anı varki insan hayatında, birde geri dönülmeyen zaman var,bir yerlerde saklı kalan. gittiğimizi sandığımız ama gidemediğimiz, dönüp dolaşıp varamadığımız, içimizde saklı olan zaman... büyüdüğümüzü hissettiğimizde bir sözcük çıktı ağzımızdan; "hayat işte..!". evet hayat işte. bazı anların zevkini zamanında yaşatıp, zamanı geçtiğinde değerini kaybeden öyle zamanlar sunuyor ki önümüze. 

            Bir çocuk için uçurtma demek mutlu olmak demektir bazen. Belki çocuk olmanın bilinçaltı, belki de hayatta farklı ve ilginç olan herşeyin oyuncak olduğu hissi. uçurtmayla mutlu olmak!! kim istemezki. elimizde tuttuğumuz ipin bizim en büyük eğlencemizin, umudumuzun, özgürlüğümüzün, hayat denilen yolculuğun başlangıç atışını ve farkında olmadan büyümenin, bu kavramları bizden yavaş yavaş çalışını yaşamak, çocuk olmak... bizim de uçurtmalarımız böyle olmalıydı şenlikte, bütün umudumuzu, özgürlüğümüzü yükleyip en büyük eğlencemiz olmalıydı.

            Bir ara gök yüzüne baktığımda havada en yüksek olmak için yarışan, en iyi benim diyen onlarca uçurtma vardı. o görüntü sadece bir renk cümbüşü değildi, tarifsiz bir kareydi havada asılı duran. o uçurtmaların havada asılı durup süzülüşünün insana verdiği hazzı sorsaydınız tek kelime alamazdınız, çünkü o an tarifsizdi. uçurtmaların ipinden tutup o heyecanı yaşayanların bir çoğu yetişkinlerdi. yani o anı öyle değerlendirmek istemişlerdi ki, bir an için olsun büyüdüklerine haykırış vardı ama bu heyecanı yine de yaşayabilmenin sevinci yüzlerinden okunuyordu. GÜDAK bünyesinde Havacılık birimi bu etkinlikte belki de, çok önemli bir noktayı yansıttı; büyümek çocukluğun görüntüsünü değiştirse de, hisselerini hep saklı tutuyor. bu şenlikte, o hislerin varlığını, gökyüzüne bıraktığımız çok eski bir duyguyla kanıtladık.

 GÜDAK Havacılık birimi bu etkinliğin ilk kez yapılmasına rağmen, gerek organizasyon gerek işbölümü ve de etkinlik öncesi oluşturduğu örgütsel yapıyı en iyi biçimde kullanarak bence çok iyi bir iş başardı.   

   Tabi ki bu GÜDAK bünyesindeki bütün birimlerin katılımıyla oluşmuş bir şenlikti. İnsanlara GÜDAK' ın çok uzak olmadığını, bütün birimler şenlik süresince kendilerini tanıtarak gösterdi.

 Emeği geçen herkese teşekkürler...

 Umarım bu etkinlik daha birçok insana ulaşır ve onların duygularını paylaşır..... 

Bir Günlüğüne Çocuk Olmak (Sedat ALTAŞ)

 Merhaba arkadaşlar ben GÜDAK HAVACILIK BİRİMİ’NDEN Sedat... Uçurtma şenliğinde görevlilerden biriydim.Ve bu yüzden misafirlerimiz gelmeden  önce oraya hazırlık için erken gittik.Oraya vardığım da daha kimse yoktu, ve bu tenhalıkta “hey az sonra burada bir şenlik olacak ve buraya her yaştan yüzlerce çocuk uçurtma uçurmaya gelecek” düşüncesi pek inandırıcı değildi. Acaba nasıl olacak düşüncesiyle hepimiz başladık çalışmaya. Standlar kuruldu, uçurtmalar yapıldı, panolar hazırlandı her şey bitti meraklı bir bekleyiş başladı. Her otobüs geçtiğinde “geliyorlar geliyorlar” diye telaşla yerlerimize geçiyor, ama otobüsün başka bir yere gittiğini görünce de uflaya puflaya iç çekerek yerlerimize oturuyorduk.Hop otura hop kalka sonunda beklenenler geldi. Bir anda orası bayram yerine döndü. Uçurtma kurmaya yetiştiremiyorduk. Uçurtmanın yanı sıra misafirlerimiz GÜDAK’ıda tanıdı. Kimi arama kurtarma hakkında bilgi alırken, kimi havacılık hakkında merak ettiklerini sordu. Kimi orientring yaparken , kimi bisiklete bindi. Ve tüm bunların, GÜDAK’ın onlara uzak olmadığını keşfettiler. Ve orada birçok birimimize önümüzdeki yıl için ön kayıtlar yapıldı.

       Ve bizde uçurtma şenliğinin; bir gün de olsa çocuk olmanın tadını çıkardık. Uçurtma uçurduk, yakar top oynadık, yeni arkadaşlarımızla tanıştık. Öyle çocuk olduk ki yorulduğumuzu bile anlamadık. Eh eğlenirken insan zamanın da nasıl geçtiğini anlamıyor tabi... Akşam oldu, göl manzaralı fotoğraflar çekildi, ve yavaş yavaş evlerimize döndük. Belki yorulduk ama buna da değdi diye düşünüyorum. Bırakın uçurtma uçurmayı en son ne zaman uçurtma dediğimi bile hatırlamıyordum. Ben çok eğlendim, eski günlerimi hatırladığım; hani şu annemin “Sedat hadi gelde yemeğini ye” dediği günleri...Umarım sizde memnun kalmışsınızdır...

      O gün bizleri onurlandıran tüm konuklarımıza ve GÜDAK ailesine sonsuz teşekkürler...