|
Havacılık Birimi Yeni Dönem İlk Uçuşları Uzun sayılabilecek 2 aylık eğitim sürecinden sonra yeni pilot adayları ilk uçuşlarını yapmaya başladılar. Eğitimin içinde varolan zorlukları (yerden 50 metre yukarıda ve 1 dakika sürecek olan ilk uçuşlar için) bıkmadan, yorulmadan aşan, azimli olarak nitelendirebileceğimiz öğrencilerimizin bir çoğu, hiçbir pilotun unutamadığı o ilk uçuş heyecanını yaşadılar. Havada sesinin en yüksek değerlerinde çığlıklar atan başlangıç pilotları, eğitmenlerinin her zamanki güvenlik sınırlandırmalarının içinde, mutluluklarını en kısa ve anlamlı olarak böyle açığa vuruyorlar. Onlar artık yavaş yavaş hayata gökyüzünden bakmak isteyecekler. Birer dakikalık uçuşları zamanla artacak, artan dakikalar saatlere dönüşecek ve uçmak onlar için (hep daha fazla uçmak isteyip bunu gerçekleştirmek için çaba sarf edenler) yaşam felsefesi haline dönüşecektir. Uçmak düşüncesinin bir an olsun akıllarından silinmeyeceği hatta gördükleri her tepede “keşke yanımda paraşütüm olsaydı da şuradan uçsaydım” iç çekişleri yaşamın olmazsa olmazı olacaktır.
Etkinliklerimizi sınırlandıran hava koşulları yalnızca uçmamızı engelliyor. Uçuş yapamadığımız günlerde ise mesela 18 Kasım günü soluğu Eymir Gölü’nde aldık. 3 saat kadar buradaydık ve topluluk olarak kaynaşmanın yanı sıra doğanın tadını çıkardık. Çekilen fotoğraflar ise günün anlam ve önemini belirtmeye, kelimeleri anlamsızlaştırarak "yalnızca bakmanız hissetmeniz için yeterli" diyor ve çok daha fazlasını anlatıyor.
İlk Uçuşlarını Yapan Başlangıç Öğrencilerinin Duygu ve Düşünceleri ... İyi bir yer çalışmasının ardından “bu kadar yeter yamaca çık bakalım” denildiğinde uçmadan degil yamaca çıkarken bile heyecanlanmaya başlamıştım çünkü ilk defa havadayken rüzgari yanaklarımda hissedebilcektim çünkü ilk defa gökyüzüne dokunabilecektim. Bu düşünceler arasında yamaca geldigimde eğitmenimin “mustafa sen uçmadın son hazırlıklarını yap bakalım” demesi beni daha da bir heyecanlandırdı. Harnes'i sırtıma alıp bacak ve gögüs kolonlarını eğitmenimle kontrollü bir şekilde bağladıktan sonra eğitmenimin kooşşşşşş demesiyle kararlı bir şekilde yer çalışmasındaki gibi yamaçtan aşağıya doğru koşturmaya başladım. Kısa bir süre koştuktan sonra bir de baktım ayaklarım yerden kesilmiş havalanmışım... aaammmaaan ALLAH'ım bu ne güzel bir duygu ilk defa rüzgarın varlığını havadayken bütün vucudumda hissedebiliyordum, ilk defa uçuyordum. Rüyadaydım sanki ne olduğunu anlamaya çalışırken yere inişimizin sorunsuz gerçekleşmesi için iniş yerinde bekleyen eğitmenimin bağırıp stoll komutunu vermesi ile bulundugum rüyadan uyandım ve stoll basarak yere sorunsuz bi şekilde indim. Heyecandan bacak ve göğüs kolonlarımı bile çözemiyordum, heyecandan ellerim titriyordu çünkü ilk defa uçmuştum. Uçmak çok zevkli ve heyecan verici bir olay, teorik eğitimlerimiz sırasında hocalarımızın dediği gibi eğer gerekli tedbirleri alıp doğru ve eğitimli kişilerle uçarsan yamaç paraşütü yerde yürümek kadar az risk taşıyan bir spordur sözü aklıma geldi ve bir kez daha GAZİ'de okumaktan ve GÜDAK havacılık klubünde olmaktan gurur ve mutluluk duydum. Ve son sözüm GAZİ'Lİ OLMAK AYRICALIKTIR, GAZİ'Lİ OLUPTA UÇMAK DAHA DA AYRICALIKTIR.... (Mustafa KOCAKÜLAH)
==============================================================
... Yer eğitimimi tamamlar tamamlamaz tepeye nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Sonra kuşandım. Sıra gelince işte o anda biraz tırsmıştım, aklımdan ne senaryolar yarattım hemen ya şu olursa ya da bu başıma gelirse falan. Samet hazırmısın deyince tamam dedim ve başladım koşmaya. O saniyeden sonra ne zaman havalandım neler yaşadım hepsi hayal gibiydi.Korktuğumun 100 de 1’i kadar bile değildi tersine müthiş eglenceli. İnişimde bir kuş gibi oldu, inmedım kondum adeta. Bir dahaki uçuşu sabırsızlıkla beklıyorum. (Murat ÇİFTÇİ)
==============================================================
... Saat iki buçuk gibiydi sanırım eğim çalısması için rüzgar uygun hale geldi ve ilk eğim koşularından sonra yamaca çıkabileceğimiz söylendi hehehe... Yavaştan moral kana karışmaya başladı o anda. Sonra sıra beklendi, yardım edildi, “guneş ben uçmadan batar mı acaba” endişesi yaşandı ve sonra akşam güneşi arkadan gelirken havada "yeeehaaaa" diye çığırıyordum (evet, o kadar amerikan filmi izlememek lazim). İniş göründüğünden daha kolaydı, kalkış da göründüğünden daha kolaydı. Uçuş bir eğitim uçusu olduğunu belli ediyordu, manzara seyredecek veya işin keyfini çıkaracak zaman pek yoktu doğal olarak ama yine de uçuyordum, daha önce ayaklarım bu kadar uzun süre yerden kesilmemişti hiç (yani en azından kendi kontrolümde olan ve kullanırken ruzgarı yüzümde hissedebildiğim bir araçla). Havada daha uzun kalacağım zamanlar için sabırsızlanıyorum. (Arda ÇEŞMECİOĞLU)
==============================================================
... Açıkça söylemek gerekirse ilk uçuşumda yamaca tırmanırken içimde hafif bir ürperti vardı. Ama uçuşa geçtikten sonra dünyada bunun yerini tutabilecek pek bir şey olmadığının farkına varıyorsunuz. Yavaş yavaş aşağı doğru süzülmek çok hoş ve heyecan verici bir his. Kısacası uçmak çok güzel ve sıra gelsede tekrar uçsam diye can atıyorsunuz. (Sinan HAHOLU)
|